Türkiye hukukunda yapay zeka, teknoloji ve dijital dönüşüm

Yapay Zeka ve KVKK: Kişisel Verilerin Korunması

2026’da Yapay Zeka ve KVKK Kişisel Verilerin Korunmasında Yeni Dönem

Yapay Zeka ve KVKK: Kişisel Verilerin Korunması

Yapay zeka teknolojileri, hukuk dünyasının en hızlı dönüşen alanlarından biri olan kişisel verilerin korunması sahasında hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler yaratıyor. Özellikle 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamındaki yükümlülükler düşünüldüğünde, YZ’nin veri işleme süreçlerine dahil edilmesi artık sadece teknik bir tercih değil, hukuki bir sorumluluk hâline gelmiş durumda.

Bu yazımızda, yapay zekanın KVKK’ya uyum süreçlerinde nasıl kullanıldığını, veri güvenliği açısından ne tür riskler doğurduğunu ve şirketlerin bu teknolojiyi nasıl hukuka uygun yönetebileceğini detaylı biçimde inceleyeceğiz.

KVKK ve Yapay Zeka: Temel Sorun Nedir?

Yapay zeka sistemlerinin çalışabilmesi için büyük miktarda veriye ihtiyaç vardır. Bu verilerin önemli bir kısmı:

  • Kimlik verileri
  • Davranışsal veriler
  • İletişim bilgileri
  • Konum verileri
  • Çevrimiçi kullanım kayıtları

gibi kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu nedenle yapay zeka, KVKK anlamında hem “veri işleyen” hem de bazen “veri sorumlusu” niteliğinde görev yapabilir.

Temel mesele şudur: Yapay zeka, kişisel verileri işlerken şeffaflık, ölçülülük, amaçla bağlantılılık ve veri minimizasyonu ilkelerine ne kadar uyuyor? Bu sorunun cevabı, yapay zekanın kullanım alanına göre değişmekle birlikte, KVKK otoritelerinin son yıllarda en fazla üzerinde durduğu başlıktır.

Yapay Zeka ve KVKK: Kişisel Verilerin Korunması

KVKK Uyumunda Yapay Zeka Nasıl Kullanılıyor?

Yapay zeka doğru kullanıldığında KVKK uyum süreçlerinde güçlü bir yardımcıya dönüşür. İşte en yaygın kullanım alanları:

1. Veri Envanteri ve Veri Akış Haritası Oluşturma

Bir şirketin hangi veriyi nerede işlediğini anlaması KVKK’nın temel gereğidir.

Yapay zeka sistemleri tüm veri tabanlarını tarayarak, belgele ve e-postalar ve log kayıtlarını inceleyerek, ve kişisel veri içeren alanları otomatik olarak işaretleyerek şirketlere otomatik veri envanteri çıkarma imkânı sağlar.

2. Risk ve İhlal Tespiti

YZ algoritmaları, olağan dışı veri hareketlerini analiz ederek:

  • Yetkisiz erişim
  • Şifre kırma girişimleri
  • Veri sızıntısı
  • Log tutarsızlıkları

gibi durumları erken tespit edebilir.

Bu, VERBİS kayıt yükümlülüğü bulunan şirketler için büyük bir avantajdır.

3. Aydınlatma ve Açık Rıza Yönetimi

Yapay zeka, kullanıcı davranışlarını analiz ederek hangi noktada aydınlatma metni sunulacağını, açık rıza alınacağını veya rızanın yenilenmesi gerekeceğini öngörebilir ve süreci otomatikleştirebilir.

4. İYS (İleti Yönetim Sistemi) Uygunluğu

Dosyalarından birinde gördüğüm güçlü arama terimlerinden biri “ileti yönetim sistemi” ve “ticari elektronik ileti yönetim sistemi”.

Yapay zeka burada şu işlevlerde kullanılıyor: Onay kayıtlarının doğrulanması, Ret işlem süreçlerinin otomatik işlenmesi, Yetkisiz ticari iletişim riskinin tespiti.

Bu, hem KVKK hem de Ticari İletişim Yönetmeliği açısından son derece önemlidir.

KVKK Açısından Yapay Zekanın Yarattığı Hukuki Riskler

Her teknoloji gibi yapay zekânın da beraberinde getirdiği hukuki riskler var. Örneğin yapay zeka sistemleri bazen neden belirli bir sonuç ürettiğini açıklayamaz.

Oysa KVKK gereği veri sorumlusu, verinin hangi amaçla işlendiğini net bir biçimde izah etmek zorundadır.

Bu durum özellikle şu kavramları etkiliyor:

  • Profil çıkarma
  • Otomatik karar verme
  • Segmentasyon süreçleri

Kişisel veriler, yapay zekanın eğitildiği ortamlarda üçüncü taraflara sızabilir. Özellikle bulut tabanlı yapay zeka modellerinde bu risk daha yüksektir. Şirketin bilmesi gereken şudur: YZ sistemine yüklenen her veri, potansiyel olarak üçüncü taraf sağlayıcının da erişebileceği bir veridir. Bu nedenle veri anonimleştirme zorunlu hâle gelir.

Yapay Zeka ve KVKK: Kişisel Verilerin Korunması

Hatalı veya Yanlı Sonuçlar

Yapay zeka algoritmalarında görülen “bias (yanlılık)” problemi kişisel verilerin yanlış işlenmesine yol açabilir. Örneğin bir yapay zeka sistemi bir başvuruyu haksız yere riskli olarak işaretleyebilir ya da kişiyi profil analizinde yanlış kategoriye sokabilir. 

Bu durum hem kişisel verilerin korunması hem de ayrımcılık yasağı açısından tehlikelidir.

KVKK – Yapay Zeka Dengesi Nasıl Kurulmalı?

Şirketlerin yapay zeka kullanırken izlemesi gereken model şu şekilde özetlenebilir:

  • 1. Veri Anonimleştirme / Maskeleme: Gerçek kişiye verinin doğrudan bağlanmasını engellemek esastır.
  • 2. Kapalı Devre (On-Prem) Yapay Zeka Sistemleri: Hassas veriler, bulut yerine şirket içinde çalışan modellerle işlenmelidir.
  • 3. Otomatik Karar Vermede İnsan Denetimi: KVKK m.15’e göre bireyin otomatik karar süreçlerine itiraz hakkı vardır. Bu nedenle yapay zekanın verdiği her kararın insan tarafından kontrol edilebilir olması gerekir.
  • 4. Yapay Zeka’ya Veri Yüklerken Sınırlandırma: Sözleşme taslakları, dava dosyaları, kişisel belgeler doğrudan genel yapay zeka sistemlerine yüklenmemelidir.

Avrupa Birliği’nin AI Act (Yapay Zeka Yasası) ile başladığı yeni dönem, Türkiye’de de etkisini gösterecek. Yakın gelecekte yapay zeka sağlayıcılarının sorumluluk alanı genişleyecek, yapay zeka modelleri için risk sınıflandırması yapılacak, ve şeffaflık ve açıklanabilirlik şartları güçlenecek.

Bu nedenle KVKK uyumu artık sadece bir zorunluluk değil, şirketlerin rekabet gücünü belirleyecek bir kalite standardı hâline geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir